Non-absorbable Sutures Ne Demek? Yaramaz Dikişler ve Benim Başarısız Denemelerim
Bugün biraz sağlık konuşalım ama tabii ki mizahı bir kenara bırakmadan. Konumuz, tıbbi bir terim olan “Non-absorbable sutures”. Türkçesiyle “Emilmeyen dikişler”. Biliyorum, kulağa biraz kuru ve bilimsel geliyor, ama merak etmeyin, bu yazıda size bu “yaramaz dikişler” hakkında bildiklerinizi unutturacağım ve konuyu biraz eğlenceli hale getireceğim. Hadi gelin, emilmeyen dikişlerle ilgili bilgileri eğlenceli bir şekilde keşfe çıkalım.
Non-absorbable Sutures Ne Demek? Anlayalım!
Öncelikle, “Non-absorbable sutures” yani emilmeyen dikişler, vücutta kalması gereken dikişlerdir. Biliyorsunuz, bazı dikişler bir süre sonra vücut tarafından emilip kaybolur. Ama bu tür dikişler (yani emilmeyenler), vücutta kalır, bir şekilde orada durur ve işini yapmaya devam eder. Yani, bu dikişler adeta “Ben burada takılmaya karar verdim ve gitmeye niyetim yok!” diyen bir arkadaş gibi. Yani vücut, onları bir şekilde “tamir etmek” yerine, onlar orada kalıp çalışmaya devam eder.
Örneğin, bir cerrahiyat geçirdiyseniz ve sonrasında hastaneden çıkarken, doktorun “Dikişleriniz var, ama endişelenmeyin, bunlar bir süre sonra kaybolmazlar” demesi tam da bu durumu anlatıyor. “Emilmeyen” bir dikişin, biraz sanki hayatımıza kalıcı bir dokunuş yapmış gibi. Hani bazı şeyler var ya, insanın hayatında iz bırakır, işte bu dikiş de tam o tarz bir şey. Ama bir farkla: Kalıcı iz bırakıp gitmez!
Bir Günüm ve Non-absorbable Sutures
Geçen gün bir arkadaşım, sağlıkla ilgili tıbbi terimler üzerine sohbet ediyorduk. Bir ara konu “Non-absorbable sutures”tan açıldı. Hemen dedim: “Bu, sürekli beni takip eden, gitmeyen, hani başıma bela olan dikişler mi?” Ama adam şaşkın bir şekilde bana bakıyor. Ben de bir yandan ciddiyetle açıklama yapmaya çalışıyorum. “İşte bu, vücutta kalan, emilmeyen dikişler. Yani; bu dikişler, öyle kafalarına göre kaybolmazlar. Seninle takılırlar, sen ne zaman unutursan unut, onlar hep oradadır!”
O anda “Non-absorbable sutures”ın ne demek olduğunu, birinin sürekli cebinde sakladığı bir kredi kartı gibi düşündüm. Hani bir gün gelir, o kredi kartını gerçekten kullanmazsınız ama cebinizde durur. Non-absorbable sutures da öyle işte, bir süre vücudun içinde kendi işini yapar, sonra “hayatınla devam et, ben burada takılacağım” der. Ne de olsa bazen bazı şeyler var, gitmek istemezler.
O Dikişler Neden Gitmez? Eğlenceli Bir Analiz
Şimdi bir düşünün: Vücutta kalacak bir dikişi seçmek, bir tür “benden gitme, buradayım” kararı gibi değil mi? Bir de tıbbi açıdan baktığınızda, bu dikişler genelde bir yerleri tamir ederken kullanılır. Vücudun iyi bir iyileşme süreci yaşaması için bazen emilmeyen dikişlere ihtiyaç duyulur. Yani, bir anlamda “Siz gitmeden ben, işi bitirene kadar burada takılacağım” der. Bence buna hepimiz bir parça hayran kalabiliriz. Kimse gitmek istemeyen birini hayatından atmak istemez, değil mi?
İzmir’de Dikişli Günler
İzmir’de yaşıyorum ya, sokaklarda yürürken aklıma bazen “Acaba biri beni izliyor mu?” gibi düşünceler gelir. Hani birinin sürekli orada olduğunu bilmek ama o kişiyle iletişime geçmemek… Hmmm… Dikişler gibi! Non-absorbable sutures gibi. Ama eğlenceli bir şekilde, bazen düşünürüm: Eğer izlediğini bilsek bile, bizimle ilgili “İyi ki gitmedim!” diyecek şeyleri nasıl buluruz? İşte, dikişler de öyle. Sonra bir bakmışsınız, siz bir şeyleri halletmeye çalışıyorsunuz, o dikiş orada sağlam bir şekilde duruyor. Sizin işinizi görmeye çalışıyor.
Sonuç Olarak: Emilmeyen Dikişlerin Hayatımıza Katkısı
Yani, bir noktada, “Non-absorbable sutures” aslında hayatta bazı şeylerin kalıcı olduğunu, onlarla baş etmek gerektiğini hatırlatıyor. Kimi zaman, bir şeye alışmak, onu kabul etmek zaman alır. Bu, tıbbi anlamda da olabilir, kişisel anlamda da. Ama dikişler gibi, hayatımızdaki bazı şeyler de kalır ve biz onların orada olduğunu kabul ederiz. Bu yazıda anlatmaya çalıştım aslında, emilmeyen dikişler, hayatın da bir parçasıdır; onlarla uyum içinde yaşamak gerekir.
Hayatınızda “dikişsiz” bir alan varsa, ona sahip çıkın. Ama bazen, karşınıza çıkan şeylere de saygı gösterin. Çünkü her şeyin bir amacı vardır, bazen o dikişler bile sizi iyileştirmek için kalır. Yani “gitme” demek, belki de bize her zaman bir fayda sağlar.